Mancora’da deniz molası

Lima’dan sonra Ekvator’a doğru yola çıkmaya karar verdim. Aslında Peru ile Ekvator arasında gezilip görülecek onlarca yer olmasına rağmen paralar suyunu çektiği için doğrudan Ekvator’a geçmeye karar verdim. Quito’dan doğrudan Ekvator’un ikinci büyük kenti olan Guayaquil kentine otobüs bulmak mümkün ama kesintisiz 30 saat yolculuk yapmaktansa arada bir noktada mola verip yola devam etmek daha mantıklı göründü gözüme. Aslında itiraf etmem gerekirse işin doğrusu Mancora’yı görmeyi ve buralara kadar gelmişken Pasifik Okyanusunda denize girmeyi istediğim için direk gitmedim Ekvator’a. Biliyorsunuz Güney Amerika’nın Pasifik kıyılarında Ekvator ve Kolombiya dışında denize girip ağız tadı ile yüzmek mümkün değil. Antartika’dan başlayıp Şili ve Peru kıyılarının neredeyse tamamını etkileyen Humboldt Akıntısı yüzünden deniz suyu acayip soğuk. Zavallı Şili ve Peru binlerce kilometrelik kıyı şeridine sahip olmalarına rağmen bu kıyıları suyun soğuk olması yüzünden turistik olarak değerlendiremiyorlar(Bir tek sörf turizmi var o da karın doyurmaz). Yukarıda bahsettiğim Mancora isimli kasaba ise Peru’nun humbolt akıntısı etkisinde olmayan ender kıyılarından biri. Bölge tam da Humbolt akıntısı ile hani şu El Niño hava olayı var ya tam da onun arasında kalıyor. O yüzden deniz sıcaklığı hamamdan hallice bir sıcaklıkta seyrediyor.

Yani anlayacağınız lafın kısası Pasifik Okyanusu güzel hoş da şu Humbolt akıntısı belasından dolayı bizim Şili ve Peru’da denize karpuz kabuğu hiç  düşmüyor.  Bu yüzden ben de  “Peru’dan geçtim ama ne yazık ki Pasifik Okyanusuna bir giremedim.” dememek için rotayı Peru’da denizde yüzmek için en güzel nokta diye sunulan Mancora’ya çevirdim.

Mancora Pan-Amerikan Karayolu üzerinde yer alan küçük bir kasaba. Pan Amerikan Karayolu dediğimiz Kuzey Amerika’nın en tepesinden başlayıp Güney Amerika’nın en güneyinde sonlanan ülkeler arası kesintisiz bir yol ağı. Adının bu kadar havalı olmasına bakıp da bu yolu 16 şeritli, düzgün asfaltlanmış bir yol sanmayın. Bu sistemin güzel yanı konforlu olması değil kesintisiz olması. Neyse yolların kalite durumlarını ayrı bir başlıkta konuşsak daha iyi olacak. Şimdi Mancora’ya dönelim.

Mancora’ya gitmeden önce o kadar methini duydum ki bizim Marmaris ya da Fethiye ayarında bir yer bekliyordum. Minicik bir kasaba ile karşılaşınca gerçekten de şaşırdım. Pan-Amerikan Karayolunun her iki yanına dizilmiş çoğunluğu tek katlı binalardan oluşan kasabada gözünüze ilk çarpan şey yol kenarında müşteri bekleyen onlarca üç tekerlekli motorsikletler oluyor. İnsan kendini ister istemez Güney Amerika’da değil de Uzak Asya’nın ücra bir kasabasında sanıyor. Peru genelinde ve Bolivya’nın ılıman bölgelerinde temel toplu taşıma aracı bu üç tekerli motorlar. Küçüklüğümde Türkiye’de de Moto Guzzi’ler Nakliye ve toplu taşıma aracı olarak kullanılıyordu. Sanırım bizim ülkemizde artık nesli tükendi bu motorların.  Gerçi Moto Guzzi diyorum o da ne diyeceksiniz. Triportör işte. İzmir bölgesinde bu tip Triportörlerin ismi Moto guzzi olarak yerleşmişti. Motorun markası Arçelik olsa bile Triportör değil de Moto Guzzi diyorduk.  Mancora’ya dönersek, Mancora’da bu üç tekerli taksilere şehir içinde 1-1,5 soles karşılığında binebiliyorsunuz.  Gerçi şehir dediğimiz yer bir uçtan bir uca 1 km bile olmadığı için taksiye binmek hiç de akıllıca değil.

Mancora

Mancora

Triportör krallığı

Triportör krallığı

Mancora

Mancora

Mancora kasabasının Pan Amerikan Karayolu’nun iki yanında uzandığını söylemiştim. Deniz anayola yaklaşık 150 metre uzaklıkta. Anayol üzerinde ve denize çıkan sokaklarda onlarca otel ve hostel var. 7-12 dolar civarına kahvaltı dahil barınma bulmak mümkün. Ben Bolivya ve Peru’nun farklı şehirlerinde şubelerini gördüğüm Loki hostelin dorm odalarından birinde kaldım. Hostellerin hepsi plaj oteli havasında. Ama siz siz olun kalacağınız odayı görmeden , koklamadan (!) sakın ola ki oda tutmayın. Benim kaldığım odada o kadar iğrenç bir koku vardı ki diğer turistler ile birlikte kafamıza parfüm sıkılmış tişörtler sararak uyumak zorunda kaldık. Bu kasaba sanırım batak bir zemin üzerine kurulmuş o yüzden topraktan nem fışkırıyor.

Hosteller bile otel ayarında

Hosteller bile otel ayarında

Hostelden

Hostelden

Hostelden

Hostelden

Hostelden

Hostelden

Mancora’da çok uzun süre kalmayacağım için otele eşyalarımı yerleştirdikten sonra hemen dışarı çıktım. Yakıcı güneşten korunmak için bulduğum ağaç gölgelerinde molalar vere vere şehri bir uçtan bir uca katettim. İspanyolların bu kıtada kurdukları kentlerde yapıları neden revaklı yaptıklarını da bu şekilde anlamış oldum. Güneşten başka türlü korunma şansı yok.

Kasaba Peru standartlarına göre fazlası ile turistik olduğu için fiyatlar gerçekten de pahalı. Tekstildir, hediyelik eşyadır kesinlikle yaklaşmamak lazım. Çevrede bir sürü pizzacı ve kızarmış tavukçu var ama fiyatlar el yakıyor. 15-20 dolara kızarmış tavuk yemek akıllı insan işi değil. Ama şehri biraz dolaşırsanız 3 dolara tabldot veren yerler bulmanız mümkün. Başlangıç olarak cebiche veya çorba ana yemek olarak da tavuk, balık, karışık deniz mahsülleri, et..vb.. alabiliyorsunuz. Benzer bir menüyü Bolivya’da ne güzel 1,5-2 dolara yiyordum. Kuzeye doğru gittikçe fiyatların Bolivya’ya göre  daha da artacağını düşünerek tabldotçulardan birine girip yemeğimi yedim.

Çok pahalı çok hem de lekeli

Dondurmacı-tuhafiyecide Bermuda, çok pahalı çok.. hem de lekeli

Önden, Kızarmış Muz cipsi ile süslenmiş ceviche geliyor

3 dolarlık menüde; önden, Kızarmış Muz cipsi ile süslenmiş ceviche geliyor

Ben cevicheyi yerken yan masadakilerin oğlu masanın üzerine çıkıp müzik eşliğinde oynamaya başladı

Ben cevicheyi yerken yan masadakilerin oğlu masanın üzerine çıkıp müzik eşliğinde oynamaya başladı

Ana yemek olarak da kızarmış karışık deniz mahsulleri aldım. Kalamar, karides ve balık var.

Ana yemek olarak da kızarmış karışık deniz mahsulleri aldım. Kalamar, karides ve balık var. Aslında bu yemek için 3 dolar çok da pahalı değil sanki

Mancora’nın uzunca bir sahili var. Kıyı boyunca restoran ve barlar dizilmiş durumda. Barların bazıları surf tahtası da kiralıyor. burada hem paraşüt sörfü hem de normal surf yapmak mümkün. Mayomu giyip denize atlıyorum. Burası korunaklı bir koy değil de uzunca bir sahil olduğu için deniz çok dalgalı. Dalgaların kaldırdığı kum yüzünden denizin rengi kahverengi gri arasında bir renge sahip. suyun altında etrafı görmek kalkan kumlar yüzünden mümkün olmasa da kafanızı kaldırdığınızda çevrenizde yüzen binlerce balığı görebiliyorsunuz. Öyle hamsi misali küçük balıklar da değil bu çevrenizde sizi umursamadan yüzen balıklar. 20-30 cm civarında büyüklüğe sahip balık sürülerinin arasında yüzüyorsunuz.

Plaja çıkan sokaklardan biri

Plaja çıkan sokaklardan biri

Sahile çıkış

Sahile çıkış

Plajdan

Plajdan

Bir süre yüzdükten sonra çevremdeki balıkları düşünmeye başladım. Çevrede bu balıkları yiyen daha büyük balıklar da kesin olmalıydı.  20-30 cm büyüklüğündeki  bu balıklar denizdeki besin zincirinde ortanın altı bir yere sahip olmalıydılar. Bu balıkları yiyen 30-40 santimlik balıklar daha üst,  onları yiyen 40-50 santimlikler daha üst… diye düşünerek besin zincirinin yukarı sıralarına doğru çıkmaya başladım.  nanııınaıı nanı nanıı “aha Jaws da vardır kesin lan burda  burası okyanus” diye bir ürperti sardı beni.  Hayallerimden sıyrılıp etrafıma bakınca kıyıdan bayağı açıldığımı ve çevremde kimsenin olmadığını gördüm. Hızlıca kıyıya doğru kulaçlamaya başladım. kumlarda güvenle oynamak en doğrusu gibi gözüktü bana.

Fiyat listesi (1 dolar, 2,7 soles)

Fiyat listesi (1 dolar, 2,7 soles)

Dondurmam gaymak

Dondurmam gaymak

Plajdan

Plajdan

Plajdan

Plajdan

Peru Polisi

Peru Polisi

Oğlum bak git!

Oğlum bak git!

plajdan

plajdan

plajdan

plajdan

Dondurmacı

Dondurmacı

Paraşüt sörfü mü diyorlardı bana paragliding mi bilemedim

Paraşüt sörfü mü diyorlardı buna paragliding mi bilemedim

Plaj kenarındaki bar ve restoranlar

Plaj kenarındaki bar ve restoranlar

Dünyanın en zor şeylerinden biri çevrendeki herkes tatil yapaken çalışmak sanırım

Dünyanın en zor şeylerinden biri çevrendeki herkes tatil yapaken çalışmak sanırım

Muhabbet koyu

Muhabbet koyu

Mancora

Mancora

Mancora’da kısa bir tatil yaptıktan sonra artık Ekvator’a geçme zamanımın geldiğini düşünerek Ekvator’a doğru yollandım.

 

 

3 Responses to Mancora’da deniz molası

  1. naz

    oğlum bak git :))) iyiydi ya ..işyerinde güldüm şimdi kendi kendime :)) oralardan gündem de kaçmıyo hani..internet saolsun :D

  2. Ayberk

    kitesurfing :)

Bir Cevap Yazın